Bir Buzdolabı meselesi…Quantum Bilgisayarlar!

 

Kuantum Bilgisayar Nedir? Nasıl Çalışır?

Kuantum Bilgisayar Nedir? sorusunun ardında finanstan askeriyeye, havacılıktan nükleer füzyona birçok alanda önemli etkileri olması beklenen bir devrimin izleri yer alıyor…

1980’lerde doğan kuantum hesaplamanın ardından kuantum algoritmalarının belirli problemleri klasik muadillerinden daha verimli bir şekilde çözebildiği keşfedildi. 1994 yılında Peter Shor’un, tam sayıları bilinen herhangi bir klasik algoritmadan daha hızlı çarpanlarına ayıran ünlü kuantum algoritmasını formüle etmesi fazlaca heyecan yaratmıştı çünkü modern şifreleme, büyük bir sayının asal faktörlerini bulmanın binlerce yıl sürdüğü gerçeğine dayanıyordu.

Günümüzde Dünya’nın dört bir yanındaki üniversiteler ve laboratuvarların yanı sıra büyük teknoloji şirketleri ve hükümetler kuantum bilgisayarlarla ilgili çalışmalar yapmakta ve bu bilgisayarların geliştirilmesinde büyük çaba sarf etmektedir.

Potansiyeli ve öngörülen pazar büyüklüğü nedeniyle IBM, Microsoft, Google, D-Waves Systems, Alibaba, Nokia, Intel, Airbus, HP, Toshiba, Mitsubishi, SK Telecom, NEC, Raytheon, Lockheed Martin, Rigetti, Biogen, Volkswagen, ve Amgen kuantum hesaplama alanında çalışmaya hevesli olduklarını ifade eden dev isimlerden birkaçı.

Kuantum bilgisayar, geleneksel bilgisayarlardan çok daha hızlı olan, kuantum fiziğinin süperpozisyon (superposition) ve dolanıklık (entanglement ) ilkelerinden güç alarak bilgiyi benzersiz bir şekilde işleyen bilgisayarlara denir.

Kuantum bilgisayarlar tavandan sarkan, mutlak sıfıra yakın soğutulan (-273.14°C’de), önemli ölçüde pahalı ve inşa edilmesi zor cihazlardır.(Buzdolabı)

Kuantum bilgisayarların ardındaki fizik, matematik ve bilgisayar biliminin büyüleyici karışımı oldukça karmaşıktır. Kuantum hesaplama (Quantum computing), kubit (qubit) olarak da bilinen kuantum bitlerini kullanır ve atom altı parçacıkların birden fazla durumda var olma yeteneğinden yararlanır. Kubitlerin bakımı inanılmaz derecede zordur, çünkü kubitler oldukça hassastır, ortamdaki en ufak bir değişikliğe tepki verirler ve kodlanmış verileri kaybedebilirler.

Kuantum bilgisayarlar yeni nesil süper bilgisayarlardan tamamen farklı bir şey olarak karşımıza çıkar. Geleneksel bilgisayarlar 1 veya 0 olan transistörleri kullanır, bilgileri yalnızca 1 veya 0 değerine sahip bitlerde kodlayabilirler ve bu da yeteneklerini ciddi şekilde sınırlar. Daha fazla transistör bağlamak, gücü yalnızca doğrusal olarak artırır. Kuantum bilgisayarlarda ise yalnızca 0 veya 1 olabilen standart bir bilgisayar bitinin aksine, bir kübit bunlardan biri olabilir veya hem 0 hem de 1’in bir süperpozisyonu olabilir. Birbirine bağlanan kübitlerin sayısı, kuantum hesaplama gücünü katlanarak artırır.

 

Dünyada ise quantum bilgisayar tekolojisine sahip yalnızca 15 ülke bulunuyor.

Bunların arasında da Türkiye’nin ilk quantum bilgisayarı olan QuanT de bulunmaktadır.

 

QuanT ( Quantum computer of TOBB ETÜ) Türkiye’nin günümüz dünyasında tekolojiyi yakından takip ettiğini vevizyonunu ileriye taşıdığı politikalar sergilediğini düşünebiliriz.

Otoriteler ise Siber güvenlik, yapay zeka ve optimizasyon gibi alanlarda yerli algoritmalarla güçlendirilmiş kuantum çözümleri, Türkiye'nin teknolojik bağımsızlık sağlamasında önemli rol üstleneceği noktasında hem fikirler.

 

Önümüzdeki 10 yıl içerisinde muhtemel olarak daha yüksek ses ile dile getirilip kurumsal firmalarında gündemlerine alacağı ön görüsündeyim, keza IBM bu konuda bir çok firmalar ile görüşmeler yapıp , 128 qbitlik quantum bilgisayarlarda projeler yapmak için ikna turuna çıkmış bulunuyor.